Gönderme yapmak ne demek TDK ?

Sakin

New member
Gönderme Yapmak: Bir İletişim Köprüsü

Bir akşam, bir grup eski arkadaş bir kafede bir araya gelmişti. Gülümseyerek birbirlerini selamladılar, kahvelerini yudumladılar ve sohbet etmeye başladılar. Ancak o akşam biraz farklı bir sohbet başlamıştı. Bu sefer konu, “gönderme yapmak” üzerineydi. Her biri bir süre düşündü, kendi bakış açılarını paylaştılar. Aralarındaki en eski arkadaş olan İsmail, “Benim anlamadığım şu, neden bazen dolaylı yoldan bir şeyler anlatmaya çalışıyoruz? Açıkça konuşmak varken neden gönderme yapalım?” diye sordu. Bu soru, herkesi derin düşüncelere sevk etti.

Bir Kadın ve Bir Adamın Perspektifleri

Gönderme yapmak, kelime dağarcığımıza sonradan katılmamış bir kavram değil. İnsanlık tarihi boyunca toplumsal ilişkilerde iletişim şekilleri zaman zaman dolaylı olmuştur. Ancak, kadınlar ve erkekler arasındaki farklı bakış açıları bu kavramı anlamada önemli bir rol oynamaktadır. Birçok kültürde, kadınlar genellikle daha empatik ve ilişkisel bir yaklaşım sergilerken, erkekler daha stratejik ve çözüm odaklı olma eğilimindedir. Gönderme yapmak da bu farkı vurgulayan bir araçtır. Kadınlar, duygusal bağları güçlendirmek için, karşılarındaki kişiye incelikli mesajlar gönderebilirken, erkekler genellikle daha net ve doğrudan bir dil kullanma eğilimindedir.

Bu durumu, hikayemizin iki karakteri üzerinden inceleyelim: Ela ve Burak.

Ela, toplumun dışarıdan pek fark edemediği ince duygusal zekasıyla tanınan bir kadındı. Herhangi bir durumda, kelimelerinden çok, insanın ruh halini anlamaya çalışan biri olarak, iletişimde genellikle incelikli bir yaklaşım sergiliyordu. Burak ise daha analitik ve doğrudan bir insandı. Bir sorun olduğunda, çözüm önerilerini hemen sıralar, sorunun derinliğine inmeden yüzeysel bir çözüm bulmayı tercih ederdi.

Bir akşam, Ela ve Burak bir arkadaş toplantısına katıldılar. Sohbet ilerledikçe, arkadaşları onlara eski ilişkilerindeki "gizli mesajları" tartışmalarını önerdi. Ela, hafifçe gülümsedi ve söz aldı: “Bir ilişkiye dair her sözün bir anlamı vardır. Mesela, birine nazikçe söylediğiniz bir cümle, onun zihninde bir iz bırakır. Bunu fark etmek ve anlamlandırmak çok önemlidir.”

Burak ise, “Yani gizli gizli bir şeyler anlatmanın ne faydası var ki? Eğer gerçekten bir sorun varsa, neden doğrudan konuşmuyoruz?” dedi. Ela, gülümseyerek yanıtladı: “Bazen bir şeyler açıkça söylenemez, çünkü insanlar o anda hazır değillerdir. Gönderme yapmak, bazen duyguları sakince paylaşmanın bir yoludur. Ama tabii ki, bu herkes için geçerli değildir.”

Toplumsal Dinamikler ve Gönderme Yapmanın Yeri

Ela ve Burak’ın bu sohbeti, sadece onların bakış açılarını değil, aynı zamanda tarihsel ve toplumsal bağlamda gönderme yapmanın neden bu kadar yaygın bir iletişim şekli haline geldiğini de sorgulatıyor. Toplumlar, tarih boyunca bazen açıkça ifade edilemeyen düşüncelerin iletişimde yer bulduğu yerler olmuştur. Özellikle kadınların tarihsel olarak toplumun belirli kuralları ve normlarına karşı daha sessiz kalmaları gerektiği dönemlerde, dolaylı yollarla iletişim kurma ihtiyacı doğmuştur. Gönderme yapmak, kelime dağarcığına katılan böyle bir çözüm yolu olmuştur.

Hikayemizin ilerleyen bölümlerinde, Ela'nın gönderme yaptığı bir durumda Burak'la arasındaki iletişim şekli belirginleşir. Ela, Burak’a incelikli bir şekilde içindeki bir sorunu dile getirir. “Bir ara, seni biraz daha fazla görsem sanırım mutlu olurum,” der Ela, Burak’a göz kırparak. Burak bu sözü anlamaz ve sadece “Tamam, ama bu durumu ne kadar büyütebiliriz ki?” diye yanıtlar. Ela'nın gönderme yapma şekli, Burak’a en uygun çözümü doğrudan vermek değil, onun dikkatini duygusal bir şekilde çekmektir.

Gönderme Yapmanın Tarihi ve Evrensel Boyutu

Peki ya toplumsal tarih? Tarihsel süreç, erkek ve kadın arasındaki iletişim biçimlerinin ne kadar farklı olduğunu bize gösteriyor. Antik toplumlarda, kadınlar sessiz kalmak zorundaydılar. İletişimde incelikli yollar kullanmak, birçok durumda yaşamsal bir gereklilikti. Bu noktada gönderme yapmak, bir tür sosyal strateji haline gelmişti. Kadınlar, bu iletişim türünü kullanarak duygularını ve düşüncelerini toplumun önünde açığa çıkarmadan ifade edebilmişlerdi. Erkekler ise daha pragmatik bir tutum sergileyerek toplumsal normlara göre doğrudan konuşmaya eğilimliydiler.

Günümüzde, kadınlar ve erkekler arasında bu iletişim farkları hâlâ mevcuttur, ancak gönderme yapmak sadece bir cinsiyete özgü bir yöntem olarak kalmamış, zamanla daha evrensel bir iletişim aracı haline gelmiştir. Bireyler arasında, toplumsal kuralların daha esnek olduğu zamanlarda dahi, duygusal mesajların ve gizli anlamların aktarılması gerektiği görülmüştür. Hangi durumda daha doğrudan, hangi durumda ise daha dolaylı bir şekilde iletişim kurduğumuzu toplumsal bağlamdan etkilenmeden anlayabilmek önemlidir.

Sonuç ve Düşünceler: Herkes Gönderme Yapar Mı?

Ela ve Burak’ın sohbeti devam ettikçe, her ikisi de gönderme yapmanın anlamını ve değerini daha iyi anlamaya başlar. Ela, stratejik bir çözüm sunmak yerine, duygusal bir açıdan sorunu ele almanın bazen çok daha anlamlı olduğunu görür. Burak ise, dolaylı ifadelerin karşısındaki insanın psikolojik durumu hakkında çok daha derin bir bilgi verdiğini fark eder.

Gönderme yapmak, tarihsel bir ihtiyacı karşılamakla kalmaz; aynı zamanda toplumsal ilişkilerde bir köprü oluşturur. İnsanlar, bazen duygularını ya da düşüncelerini açıkça ifade etmektense, daha nazik bir yolla anlatmayı tercih ederler. Bu, sadece kadınlara özgü bir durum değildir; toplumsal yapıya ve bireysel tercihlere göre şekillenen bir iletişim biçimidir.

Son olarak, siz ne düşünüyorsunuz? Gönderme yapmak, iletişimdeki incelikleri anlamamıza mı yardımcı olur, yoksa açık sözlülüğün yerini mi alır?