İletişimin tanımı nedir ?

Sakin

New member
İletişimin Tanımı: Gerçekten Ne Anlatmak İstiyoruz?

Bir sabah, işe gitmek için evden çıkarken, sokakta karşılaştığım eski bir arkadaşımla kısa bir sohbet ettim. Herkesin gününün nasıl geçtiğini, hayatın koşuşturmasında neler olup bittiğini paylaşmak, iletişimin en basit hali değil mi? Ama sonra düşündüm, aslında ben neredeyse her gün iletişim kuruyorum: mesajla, telefonla, yüz yüze, sosyal medya üzerinden… Peki, gerçekten iletişim nedir? Neden bu kadar çok araç kullanıyoruz, ama bazen yine de kendimizi anlatamıyoruz?

İletişim, basit gibi görünse de tanımı çok katmanlı ve farklı açılardan ele alınabilecek bir olgudur. Hepimiz hayatımızın çeşitli anlarında bir şeyler anlatmak isteriz ama bazen kelimeler yetersiz kalır. Bugün, iletişimin tanımını hem kişisel gözlemlerimden hem de akademik araştırmalardan hareketle tartışacağım. Gelin, bu karmaşık ve derin konuyu daha yakından inceleyelim.

İletişim Nedir? Farklı Tanımlar ve Perspektifler

İletişimi tanımlamak, kulağa basit gelse de, aslında çok daha karmaşık bir iş. Pek çok farklı tanım var, ancak genelde iletişim, bir kişinin düşüncelerini, duygularını, ihtiyaçlarını veya bilgilerini başkalarına iletme süreci olarak kabul edilir. Bu, sözlü veya yazılı olabilir, ama duygular ve beden dili de bir o kadar önemlidir. "İletişim, bir mesajın gönderilmesi, alınması ve anlaşılması sürecidir" şeklinde basit bir tanım, bunu yeterince anlatıyor gibi görünebilir. Ancak olay bununla bitmiyor, değil mi?

Örneğin, E-Booker adlı dergide yayınlanan bir makale, iletişimi sadece mesaj iletimi olarak görmenin eksik olduğunu vurgular. Makaleye göre, iletişim, sadece bilgi aktarımının ötesine geçer ve bir anlam yaratma sürecidir. Yani, mesaj sadece bir içerik değil, kültürden, toplumsal bağlamdan ve bireysel deneyimlerden etkilenerek şekillenir. Bu bakış açısı, iletişimin sosyal ve kültürel bir bağlamda şekillendiğini gösterir.

Erkeklerin Stratejik ve Çözüm Odaklı Yaklaşımları

Erkeklerin iletişimi nasıl deneyimlediğine dair yapılan araştırmalara göre, erkekler genellikle daha çözüm odaklı bir iletişim tarzını benimserler. Bir erkek ile ciddi bir konuşma yaptığınızda, genellikle "Ne yapmamız gerektiğine" odaklanırlar. Bu da aslında erkeklerin stratejik bakış açılarından kaynaklanıyor olabilir. Erkekler için iletişim çoğunlukla bir problemi çözme aracı olarak görülür. Bir erkek arkadaşımın dediği gibi: "Benim için iletişim, daha çok hedefe yönelik bir şeydir; bir sorunu hızlıca çözmek ve çözümü sunmak gerekir." Bu bakış açısı, çok yaygın olmasa da erkeklerin iletişimde daha doğrudan ve pratik olmalarına neden olabilir.

Mesela, erkeklerin bir iş toplantısındaki tutumu da aynı şekilde olur; daha çok sonuç odaklıdırlar. Oysa, çözüm üretmek bazen karmaşık sosyal dinamiklerle uğraşmayı gerektirir. Bu nedenle, her zaman sadece bir çözüm önerisi sunmak, durumu gerçekten anlamamızı sağlamaz.

Kadınların Empatik ve İlişki Odaklı İletişim Tarzı

Kadınların iletişimi ise genellikle daha empatik ve ilişki odaklı bir biçimde yapılandırılmıştır. Kadınlar, iletişimde yalnızca mesajı iletmekle kalmaz, aynı zamanda duygusal bağ kurmayı, anlamayı ve dinlemeyi de hedeflerler. Bu durum, kadınların genellikle daha derinlemesine bir anlam üretmeye çalıştıkları ve iletişimin toplumsal bağlamda ne ifade ettiğini düşündüklerini gösterir. Örneğin, bir kadın arkadaşım şunu söyledi: "İletişim, sadece bir şeyler söylemek değil, gerçekten karşımdaki kişinin ne hissettiğini anlamak ve ona nasıl değer verebileceğimi bulmak."

Kadınların bu yaklaşımı, iletişimin yalnızca mesaj iletimi değil, aynı zamanda bir duygusal bağ kurma süreci olduğunu ortaya koyar. Bu bağlamda, iletişimin bir sosyal bağ oluşturma süreci olduğu da söylenebilir. Kadınların ilişkisel yaklaşımları, iletişimin derinliğine inmesini sağlayarak, bir mesajın sadece kelimelerle değil, duygu ve anlamla şekillendiğini gösterir.

İletişim Araçlarının Evresi: Teknolojik Değişim ve Zorluklar

İletişim, teknolojik ilerlemelerle büyük bir dönüşüm geçiriyor. Artık bir e-posta, bir tweet veya bir sesli mesaj ile iletişim kurmak mümkün. Ancak bu dijitalleşme, bazen iletişimin kalitesini düşürebiliyor. Özellikle yazılı iletişimde, beden dili ve ses tonu gibi duygusal ipuçları eksik olabiliyor, bu da yanlış anlamalara yol açabiliyor.

Buradaki tartışma, dijital araçların iletişimin doğasını nasıl değiştirdiği üzerine. Erkeklerin çözüm odaklı yaklaşımı, dijital araçlarla birlikte daha hızlı ve pratik çözümler sunma eğiliminde olabilir. Ancak kadınlar, dijital iletişimin eksik olan insani ve empatik yönlerini, daha fazla yüz yüze etkileşimle tamamlamak isteyebilir. Burada bir denge kurmak gerektiği açık: Dijital araçlar, iletişimin hızını artırsa da, yüz yüze iletişimin yerini alması zor.

Sonuç: İletişim, Sadece Mesaj Değil, Bir Anlam Yaratma Sürecidir

İletişim, çok boyutlu bir olgudur. Basitçe bir mesaj iletmekten çok daha fazlasını ifade eder. Erkeklerin stratejik, çözüm odaklı yaklaşımları ve kadınların empatik, ilişki odaklı bakış açıları, iletişimin farklı yönlerini gösteriyor. İletişimin gücü, sadece kelimelerden değil, anlamdan ve bağlamdan gelir.

Peki, sizce dijitalleşen dünyada iletişim daha derinlemesine bir bağ kurma süreci olabilir mi? İletişimin hızla değişen araçları arasında, duygusal bağlantıları nasıl güçlendirebiliriz? İletişim gerçekten sadece mesaj iletmek midir, yoksa bir kültürel bağ kurma süreci midir? Bu sorular üzerine düşünmek, iletişimi daha etkili ve anlamlı kılmak için atılacak adımları belirlememize yardımcı olabilir.