Hım hım ne demek ?

Ela

New member
"Hım Hım" Ne Demek? Toplumsal Cinsiyet, Irk ve Sınıf Bağlamında Bir İnceleme

Hepimiz bir şekilde "hım hım" dedik ya da duyduk. Kimisi bunu onaylayıcı bir şekilde söyler, kimisi ise belirsizlik ya da anlaşılmama durumu ile dile getirir. Ancak bu basit ses, bazen daha derin sosyal bağlamlarla ilişkilidir. Dil, toplumsal yapılar, eşitsizlikler ve normlar ile iç içe geçmiş bir olgudur. Bu yazıda, "hım hım" gibi basit bir kelimenin toplumsal cinsiyet, ırk ve sınıf bağlamında nasıl farklı anlamlar taşıyabileceğini irdeleyeceğiz. Kadınların ve erkeklerin bu tür dilsel ifadeleri nasıl algıladıkları ve kullandıkları, toplumsal yapılar tarafından ne ölçüde şekillendirildiğini inceleyeceğiz.

Dil ve Toplumsal Cinsiyet: Onaylayıcı mı, Zorunlu mu?

Toplumsal cinsiyet normları, dilin kullanımı üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. "Hım hım" gibi sesli yanıtlar, cinsiyet rollerinin içinde bulunduğumuz sosyal yapılar tarafından şekillendirilen ve çoğu zaman bilincinde olmadan yerine getirdiğimiz bir davranış biçimidir. Kadınlar, genellikle dinleyici ve empatik bir konumda olmaları beklendiği için, başkalarının söylediklerini onaylayan bir tutum takınmaları beklenir. Bu yüzden, kadınların sosyal yapılarla şekillenen konuşma tarzları, çoğu zaman onay verici, dinleyici ve empatik bir dil kullanımı içerir. “Hım hım” gibi onaylayıcı kelimeler, onların konuşmalarında sıkça yer alır.

Fakat bu durum, kadınların toplumsal rollerine dair bir baskı oluşturabilir. Onaylayıcı ve pasif bir dil, kadınların seslerinin, fikirlerinin ya da duygularının arka planda kalmasına neden olabilir. Birçok durumda, kadınların sesli onayları, onların kendi düşüncelerini ya da duygularını dile getirmeleri için bir fırsat sunmaktan çok, başkalarının sözlerini geçerli kılmak için bir araç haline gelebilir. Bu noktada, "hım hım" gibi ifadeler, toplumsal cinsiyet normlarının bir yansıması olarak, kadınların duygu ve düşüncelerinin ne kadar görünür ya da görünmeyebilir olduğunu gösteriyor.

Erkekler içinse, sosyal normlar onları daha fazla aktif ve çözüm odaklı bir konuşma tarzına yönlendirebilir. Erkeklerin dil kullanımı, çoğunlukla kendi görüşlerini belirtme ve bir durumu çözme amacı taşır. Bu da, erkeklerin "hım hım" gibi onaylayıcı sesleri kullanmalarını, çoğu zaman daha az bir şekilde ya da tamamen farklı bir biçimde ifade etmelerine yol açar. Erkeklerin onay ve katılım gösterme biçimleri genellikle daha az sesli olur, genellikle kelimelerle kendilerini ifade etmeye meyillidirler. Burada ilginç olan, erkeklerin toplumsal olarak daha az empatik olmaları beklenirken, bu tür basit onaylar onlar için genellikle bir zayıflık, pasiflik ya da etkisiz olma anlamı taşır.

Irk ve Sınıf: "Hım Hım"ın Sosyal Bağlamdaki Yeri

Irk ve sınıf gibi sosyal faktörler, dilin nasıl algılandığını ve kullanıldığını daha da çeşitlendirir. Özellikle alt sınıf ve marjinalleştirilmiş ırksal gruplar için dil, bazen kendilerini ifade etme aracı olmanın çok ötesinde bir kimlik inşa süreci haline gelir. Irkçılığın ve sınıf ayrımlarının hâlâ belirgin olduğu bir toplumda, alt sınıflardan gelen bir bireyin "hım hım" gibi basit bir ifadeyi kullanması, bazen dışlanma ve küçümseme ile ilişkilendirilebilir.

Örneğin, daha yüksek sosyoekonomik sınıflardan gelen bireyler, toplumsal olarak kabul edilen dil kurallarına daha yakın bir dil kullanımı sergileyebilir. Ancak düşük gelirli gruplar ya da marjinalleşmiş topluluklar, toplumda seslerini duyurmak için farklı bir dil ve iletişim tarzı benimseyebilirler. Buradaki fark, sosyal sınıfın dil kullanımındaki şekillendirici rolüdür. "Hım hım" gibi ifadeler, özellikle bu gruplarda daha sık görülür çünkü dil, bu gruplar için bazen karşıtlık ya da direnç olarak işlev görebilir.

Irkçı yapılar ve sosyal sınıf farklılıkları, dilin nasıl kullanıldığını doğrudan etkiler. Örneğin, beyazlar için "hım hım" gibi bir onaylama ifadesi, daha doğal ve kabul edilebilir bir şekilde toplumsal normlarla örtüşebilirken, siyah ya da Latin Amerikalı bireyler için bu tür bir onay gösterisi, bazen aşağılanma ya da güçsüzlük olarak algılanabilir. Bu, ırkçı önyargıların ve sınıf temelli farklılıkların dilde nasıl kendini gösterdiğine dair bir örnektir.

Kadınların ve Erkeklerin Empatik ve Çözüm Odaklı Bakış Açılarındaki Farklar

Kadınlar, genellikle toplum tarafından daha empatik ve dinleyici olarak şekillendirilen bireylerdir. Toplumda, kadınlardan çoğu zaman duygu ve düşüncelerini başkalarına anlatmalarından çok, başkalarını dinlemeleri beklenir. Bu durum, "hım hım" gibi kelimelerin daha fazla kullanılmasıyla kendini gösterir. Kadınlar, duygusal zekâları ve başkalarına duydukları empati sayesinde, bazen dildeki bu küçük ifadeleri kullanarak başkalarına kendilerini önemli ve değerli hissettirebilirler.

Erkekler için ise dil, genellikle daha çok çözüm üretmeye yöneliktir. Çoğu toplumda, erkeklerden daha az empatik olmaları ve problemleri daha rasyonel bir şekilde çözmeleri beklenir. Bu nedenle, "hım hım" gibi basit ifadeler erkekler için bazen güçsüzlük ya da pasiflik olarak algılanabilir. Erkeklerin dilde daha aktif, çözüm odaklı bir tutum sergilemesi beklenirken, kadınların onaylayıcı ve empatik dil kullanımı, toplumun erkekler için çizdiği sınırları zorlayıcı olabilir.

Tartışmaya Açık Sorular

- "Hım hım" gibi küçük dilsel ifadelerin toplumsal cinsiyetle ilişkisi nedir? Kadınlar ve erkekler arasındaki bu farklar, toplumsal normlar tarafından nasıl şekillendirilmektedir?

- Irk ve sınıf faktörlerinin "hım hım" gibi basit bir dilsel ifadenin anlamını nasıl değiştirdiğini düşünüyorsunuz? Bu kelimenin toplumun farklı sınıflarındaki ve ırksal gruplarındaki anlamları arasında ne gibi farklılıklar vardır?

- Kadınların empatik bakış açıları ile erkeklerin çözüm odaklı bakış açıları arasındaki dilsel farklar, toplumsal eşitlik mücadelesine nasıl etki edebilir?

Kaynaklar:

Butler, J. (1990). *Gender Trouble: Feminism and the Subversion of Identity. Routledge.

Foucault, M. (1978). *The History of Sexuality, Vol. 1: An Introduction. Pantheon Books.